Türkiye’de dizi, film ve anime pazarı, son beş yılda hızla büyüyen uluslararası dijital yayın platformlarının (Netflix, Disney+, Prime Video vb.) etkisi altına girdi. Bu küresel oyuncuların pazara girişi, izleyiciye sunulan içerik çeşitliliğini başlangıçta arttırsa da, yerel yapım ve dağıtım ekosistemi üzerinde yarattığı baskı nedeniyle sektör ciddi bir tekelleşme tehlikesi ile karşı karşıya. Sektör uzmanları, pazarın daralması ve yerel stüdyolar üzerindeki artan baskının, uzun vadede yaratıcılığı sınırlayacağını ve kültürel tekdüzeliğe yol açacağını belirtiyor.

BÖLÜM 1: TÜRKİYE’DE TEKELLEŞMENİN ANATOMİSİ
Bütçe Savaşı ve Stüdyo Bağımlılığı
Uluslararası platformlar, yerel yapımcılar için cazip, ancak rekabet edilemez bütçeler sunuyor. Bir stüdyonun ayakta kalabilmesi ve projelerini finanse edebilmesi için tek bir büyük oyuncuya bağımlı hale gelmesi, en büyük risk faktörlerinden biridir. Yüksek maliyetli orijinal içerik talepleri, küçük ve bağımsız stüdyoları pazardan doğal olarak dışlıyor. Bu durum, yerel yapımcıları büyük platformların şartlarını kabul etmeye zorluyor, bu da yaratıcı kontrolün devredilmesine ve bağımsız proje geliştirme imkanlarının kısıtlanmasına yol açıyor.
Anime ve Manga Dağıtımında Blokaj
Animasyon ve Manga içeriğinin Türkiye’deki dağıtımı da benzer bir durum sergiliyor. Popüler serilerin lisans hakları, iki veya üç küresel oyuncu tarafından toplu olarak satın alınıyor. Bu toplu alım stratejisi, özellikle telif hakları ve lisans anlaşmaları yoluyla pazara yeni girmek isteyen yerel platformlar ve dağıtımcılar için neredeyse aşılamaz bir giriş bariyeri oluşturuyor. Yeni ve niş animasyon yapımlarının yerel izleyiciye ulaşması zorlaşıyor.

BÖLÜM 2: TEKELLEŞMENİN YARATICILIĞA MALİYETİ
Kültürel Tekdüzelik Riski
Platformlar, global ölçekte başarıyı garanti gördükleri, güvenli ve uluslararası pazara kolay adapte olabilen türlere (polisiye, gençlik draması, fantastik) yatırım yapmayı tercih eder. Bu ticari odaklanma, deneysel sinema, derin kültürel anlatılar veya belirli bir bölgeye özgü niş hikayelerin üretim şansını ciddi şekilde azaltır. Eğer tek bir şirket kültürü domine ederse, binlerce farklı hikaye anlatılmamış kalır ve tekelleşmenin asıl maliyeti YARATICILIK olur.
Eğer tek bir şirket kültürü domine ederse…
-binlerce farklı hikaye anlatılmamış kalır
…ve tekelleşmenin asıl maliyeti YARATICILIK olur.
Genç Yeteneklerin Münhasırlık Baskısı
Küresel platformlar, sektördeki başarılı yönetmen, senarist ve animatörleri uzun süreli münhasırlık (exclusive) anlaşmalarına zorlayarak kendi bünyelerine katmaktadır. Uzmanlar, bu anlaşmaların genç yeteneklerin farklı stüdyolarla çalışma, portföy oluşturma ve kendilerini geliştirme özgürlüğünü kısıtladığını vurguluyor. Bağımsız stüdyolar, yetenekli eleman bulma konusunda zorluk yaşamakta, bu da yerel sektördeki rekabetin dengesini bozmaktadır.

BÖLÜM 3: ÇÖZÜM VE GELECEK VİZYONU
Sektörün sağlıklı bir rekabet ortamında devam edebilmesi için acil önlemler alınması gerekmektedir:
- Yerel Kota Uygulaması: Dijital platformlara, yıllık yayın içeriklerinin belirli bir yüzdesini (%20-30) yerel bağımsız yapımcılardan satın alma zorunluluğu getirilmesi, bağımsız stüdyolar için düzenli bir gelir kapısı açabilir.
- Vergi Teşvikleri: Yerel yapım stüdyolarının kendi dağıtım kanallarını kurmaları ve uluslararası projelerle rekabet edebilmeleri için mali destek ve vergi indirimleri sağlanmalıdır.
- Adil Lisanslama Düzenlemesi: Anime ve Manga haklarının tek bir şirkette toplanmasını engellemek amacıyla, uluslararası lisansların yerel pazarda birden fazla dağıtımcıya adil bir şekilde paylaştırılmasını teşvik eden düzenlemeler hayata geçirilmelidir.
Tekelleşme tehlikesi sadece bir ekonomik sorun değil, aynı zamanda kültürel çeşitliliğin de tehdit altında olduğu anlamına gelmektedir. Yerel ekosistemi korumak, Türkiye’deki izleyiciye daha zengin ve özgün içerik sunmanın tek yoludur.